Psikiyatrist - Psikolog Ayrımı
Merhabalar;
Ülkemizde birçok alanda olduğu gibi ruh sağlığı alanında çalışanların ünvanlarıyla ilgili bir kargaşa yaşanmakta...Her meslekte kişilerin sahip olamadığı ünvanlarla para kazandığını, yetkin olmadıkları işlere girdiklerini görüyoruz.. Hatta sahte peygamberlerimiz bile var yani J ama özellikle ruh sağlığı gibi insan hayatıyla doğrudan ilgili alanlarda bu durum belki diğer dallardan daha önemli. Çünkü psikolojik destek almak isteyen birçok kişi yanlış yere başvurduğundan, ya da başvurduğu yerdeki kişiler yetkin olmadıkları halde yetkinmiş gibi davrandıklarından, kişiler hem zamanlarını, hem paralarını, hem de sağlıklarını kaybedebilmekteler...
Bu nedenle bu yazıyı yazmak istedim... Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanların ünvanlarını ve yakın meslekleri biraz anlatmaya çalıştım... Tabii yanlış anlaşılmasın, bu anlatımı yaparken bu mesleklerden herhangi biri diğerinden üstündür demeye çalışmıyorum. Ama her mesleğin uzmanlık alanı farklı ve danışanlar da bu farkları bilerek kendi ihtiyaçlarına en uygun kişilere başvururlarsa daha çabuk çözüme kavuşabilirler...
Sizler de ruh sağlığı alanında bir destek almak istediğinizde, mutlaka;
- Kişinin ünvanını sorun
- Ünvan da çoğu zaman çarpıtıldığı için mutlaka hangi okul- hangi bölüm mezunu olduğunu sorun...
- Eğer karşınızdaki kişi uygun olmayan bir bölümü bitirmişse lütfen önerilerini bunu aklınızın bir köşesinde tutarak dinleyin...
İşte ünvanlar ve mezun oldukları bölümler:
Psikiyatrist: Psikiyatrist olmak için 6 yıl genel tıp fakültesi okunur. Bu 6 yılın sonunda “pratisyen doktor” ünvanı alındıktan sonra kişiler alanlarını seçmek için TUS sınavına girerler. TUS sınavında psikiyatri seçmiş ve kazanmış olan doktorlar 2 yıl da uygulamalı uzmanlık eğitimi aldıktan sonra “psikiyatrist” ünvanı alırlar.. Ruh sağlığı alanında çalışan tüm uzmanlar arasında ilaç yazma yeterliliği olan sadece psikiyatristlerdir. Bunun dışında hiçbir psikolog, danışman vs. İlaç yazamaz. Ama psikiyatristler de psikoterapi teknikleri hakkında psikologlar kadar bilgili değildirler.. Psikiyatrslerle ilgili genel şikayet “bana neyin var diye sordu, ilacı yazdı gönderdi, beni dinlemedi bile” şeklinde olur J Çünkü psikiyatristler terapi yapmaya yönelmedikleri için böyle hissedilebilir.. Özellikle psikozlarda psikiyatrist desteği şarttır. Ama basit nevrozlarda ya da psikolojik destek almada psikiyatristlere gitmek yerine psikologlara gitmek daha çabuk sonuç almanızı sağlayacaktır.. Bkz. Psikolojik Bozukluklar ve Sınıflandırılması yazım : http://psikoterapi.blogcu.com/1378964/
Psikolog: Psikolog olmak için üniversitelerin Psikoloji bölümlerini bitirmek gerekir. 4 yıllık üniversitelerin psikoloji bölümünü bitirenler “psikolog”, bunun üzerine 2 yıl daha yüksek lisans yapmış kişiler “uzman psikolog” ünvanlarını alır. Ayrıca eğer lisans eğitimi sonrası “klinik psikoloji” yüksek lisansı yapılmışsa, bu kişiler “klinik psikolog” olurlar. Klinik psikologlar psikoz ve nevrozlarda, hastane ortamlarında psikiyatristlerle birlikte çalışırlar.. Dolayısıyla yine bi ruh hastalığı söz konusuysa mutlaka klinik psikologlar tercih edilmelidir. Ama onun dışındaki psikolojik rahatsızlıklarda psikologlardan destek alınmalıdır...
Rehber Öğretmen/Psikolojik Danışman: Üniversitelerin “Rehberlik ve Psikolojk Danışmanlık” bölümleri mezunudurlar. Bu bölümler üniversitelerde genelde eğitim fakültelerine bağlı olup, okullarda rehber öğretmenlik ve psikolojik danışmanlık konusunda uzman yetiştirirler. Fakat burada çok önemli bir nokta vardır.. Bu kişiler psikolog değildir. Üniversite ders programlarında da psikolojiyle ilgili sadece her bölümde okutulan başlangıç düzeyi dersleri alırlar. Psikolojik rahatsızlıklar, psikoterapi yöntemleri, psikoloji ekolleri okullarda rehberlik psikolojik danışmanlık bölümlerine okutulmaz... Ve yasal olarak da rehberlik psikolojik danışmanlık bölümlerinin hasta görme yetkisi yoktur...
Danışman Psikolog: Ruh sağlığı alanında böyle bir ünvan yoktur. Bu sadece Rehberlik ve psikolojik danışmanlık mezunlarının “psikolog” ünvanını kullanabilmek için ürettiği bir terimdir.
Pedagog: Pedagoglar, üniversitelerin çocuk gelişimi bölümlerinden mezundur. Çocuk gelişimi ve büyümesiyle ilgili diğer tüm ruh sağlığı alanı çalışanlarından daha fazla bilgi sahibidirler. Çocuk psikolojisi alanında da bilgileri yeterlidir. Fakat psikoterapi yöntemleri ve psikolojik rahatsızlıklar aynı şekilde bu bölümlerde de okutulmaz... Dolayısıyla pedagoglar da tıpkı psikolojik danışmanlar gibi hasta göremez..
Ben burada kısaca ünvanları ve yeterliliklerini açıklamak istedim.. Çünkü geçtiğimiz dönemde ortak çalışacağım danışmanlık merkezini ararken de çok sık bu ünvanların çarpıtılarak kullanıldığına şahit oldum... Normalde yasalar izin vermediği halde Rehberlik ve psikolojik danışmanlık mezunları kendilerine danışma merkezi açmış ve hasta görüyorlar !.... Psikologlar ilaç yazıyor !....
Bu yazımla da sizleri biraz olsun bilinçlendirmek istedim.. dediğim gibi her mesleğin farklı uzmanlık alanları var... Hiçbiri birbirinden üstün değil.. ama insan sağlığından söz ediyorsak her meslek de kendi yeterliliklerini bilerek hareket etmeli diye düşünüyorum...
Sevgiler..


